Bornova'da Bir Simitçi
Bazı sabahlar evden kahvaltı edemeden/yanıma kahvaltılık bir şeyler alamadan apart topar çıkıyorum evden. Böyle günlerde, Bornova Meydan'da duran ve simitlerine bayıldığım amcaya koşuyorum servise binmeden önce.
Ben işe ilk girdiğimden beri (yaklaşık 2 buçuk senedir) amca meydanda aynı yerinde durur. Bazı sabahlar ondan simit alırım, bazı sabahlar sadece selamlaşırız. "Simit Dünyası", "Simit Evi" gibi şeyler de var yolumun üstünde ama ben nedense amcanın simitlerinin tadına bayılıyorum.
Birkaç gün önce yine servise koştururken durdum amcanın önünde, kendime çıtır bir simit seçmeye çalışaraktan. Amca birden bana dönüp, "tekstil sektöründe mi çalışıyosun sen?", dedi. Anlık bir şaşkınlık sonrasında, "Yok amca, ben teknoloji sektöründe çalışıyorum", dedim.
"Benim kız tekstilci, moda tasarımı okudu, şimdi ona iş bakıyoruz da, o yüzden sordum, İzmir piyasası kötü ne yapacağımızı şaşırdık", dedi.
Acelem vardı, servise yetişmek için fazla konuşamadım ama yolda kafamda düşünüp durdum -- simit satan mazbut amcayı, moda tasarımcısı kızını, tasarım okumuş birisinin İzmir'de iş bulmada zorlanmasını...
Hayat bu aralar gerçekten zorlaştı galiba.




"Çarşı ulan!"





Bu arada, Beyoğlu Starbucks'lardan birine uğradım ilk kez. 







